8 kişi kendisini tutuyor, 12 arkadaşı var.


25.11.1986 doğumlu, 21 yaşında. dam üstünde saksağan kovalayıcısı olarak çalışıyor.
  • bloguna son yazdığı yazı: ESARET.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. sanat

    sanat

    1858 üyesi var. üyelik serbest.
  2. edebiyat

    edebiyat

    1780 üyesi var. üyelik serbest.
  3. felsefe

    felsefe

    1348 üyesi var. üyelik serbest.
  4. jazz

    jazz

    897 üyesi var. üyelik serbest.
  5. ÅŸiir

    ÅŸiir

    767 üyesi var. üyelik serbest.
  6. led zeppelin

    led zeppelin

    300 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. HeNDRiX

    HeNDRiX

    65 üyesi var. üyelik serbest.
  8. sinema

    sinema

    2861 üyesi var. üyelik serbest.
  9. etnik müzik

    etnik müzik

    234 üyesi var. üyelik serbest.
  10. ÅŸairler ve ÅŸiirleri

    ÅŸairler ve ÅŸiirleri

    139 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

1 2

joanikablue panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

teşekkürler zuna

joanikablue   16 Kasım 2008 10:39  

ben severim bu parçayı, sende belki...

zunayin   11 Kasım 2008 13:58  

KUÅžKU
Neden gözlerin yaralı, neden gövden,
neden memelerin üzgün avuçlarımda,
neden ağırsın: birkaç pişmanlık acısı,
birkaç amaçsız kar, biraz reçine?
Bir adam orada kendi darağacıyla
dinleyen serçe sıcaklığı arasında;
burada bir kadın, ama göze alamıyor aklı
başkaldırmayı kuşkuya.
İkisi de insancıl sözcükler yaratırlardı,
imgeler yaratırlardı, her ikisi de
ama ne yapıyorlar şimdi, artık
yalnızca bir yabanıl hayvan olan elleriyle?
Neden kitaplar yazalım isteksizce,
neden yetinelim boÅŸ sayfalarla,
neden yaşayıp duralım
her sözün yeni bir intihara sürüklediği
düş kırığı ozanlar?

Alain BOSQUET

Çeviri : Özdemir İNCE

joanikablue   06 Kasım 2008 21:23  

ellerin davetler sundu yine
beyaz ve baÅŸtan yaratan ellerin
zamanları erittiler ve çekip aldılar beni en dışlara
erittiler varlığa dair ne varsa potamda.

sözlerin yine ıskaladılar
vızıltısı söndü duyarlıklarımın kulağında
ve hep ıskaladım sana dair ne varsa
geç kalınan soluklarda
sonsuza uzayan o parmakların koyuverdi beni yalnızlıklara
şimdi de o gözlerin bakar mı bana derinden.

çürüttü esmer ve yapıpbozan ellerin
yokluÄŸuna dair ne varsa kafamda
uzansaya bakacağına
yanlış zamanlarıda koysaya aşkın potasına.
bir biz eksiÄŸiz,bizi de koy
sevişsin tüm zamanlarda bize ait ne varsa
sevişsin döl alsın parmakalrınla
sonsuzluğua döl alsın ikiliğimde.

yesildilenci   27 Eylül 2008 15:18  

susmadı bugün birtürlü istanbul
yağmurla konuştu en çok ve rüzgarla
fırtınlarla öyle bir çene çaldı ki
sokakların tüyleri diken diken duyduklarından.
herkes bir tarafa kaçıştı,etekler uçuştu
şemsiyeler ters döndü şaşkınlıktan.
belki yalnız ben durdum olduğum yerde
sevdiğim bir masaldı anlatılan.
belki yalnız saçlarım kirpiklerimdi ıslanan.
yoksa niye yanıp dursun,zehrini her solukta dışarı atan içimdeki orman.
belki yalnız ellerim gözlerimdi paslanan.
yoksa niye karşıma çıkıp dursun,herhangi bir araba bir insan gibi kayısı elma ağaçları.
sevdiğim bir şarkıydı rüzgarın dudağında ıslıklanan.
belki yalnız ben..
derdim ne mi,ne istiyorum?
annemi,annemi istiyorum.
yatırsın yine beni ıslak söğüt yapraklarına
tüm ateşimi alsın,bozsun artık şu kısır zehri.
sıkılmaya başladım yağmurdan kardan medet ummaktan
sıkılmaya başladım şarkılar ve masallardan
çünkü yalnız saçlarım ıslanan
çünkü yalnız bu ellerimdir paslanan
belki yalnız ben..yalnız..

yesildilenci   27 Eylül 2008 15:06  

Strange Fruit

Southern trees bear strange fruit
Blood on the leaves and at the root

Black bodies swingin' in the Southern breeze
Strange fruit hangin' from the poplar trees

Pastoral scene of the gallant South
The bulging eyes and the twisted mouth

Scent of magnolia, sweet and fresh
Then the sudden smell of burning flesh

Here is the fruit for the crows to pluck
For the rain to gather, for the wind to suck

For the sun to rot, for the tree to drop
Here is a strange and bitter crop

Garip meyve

Güneyin ağaçları garip bir meyve taşır
Yapraklarında ve köklerinde kan var

Kara gövdeler Güneyin melteminde sallanıyor
Garip meyve kavak ağaçlarında asılı

Pek kibar Güneyde kırsal bir manzara bu
Şişmiş gözler ve çarpılmış ağız

Manolya kokusu, çok güzel ve taze
Sonra birden yanan etin kokusu
İşte kargalar didiklesin diye asılmış siyah meyve
Yağmur toplasın ve rüzgar yutsun

Güneş çürütsün ve ağaç düşürsün diye
İşte garip ve acı bir meyve

joanikablue   25 Eylül 2008 11:42  

ablam benümmm savrulur bu sosyomat senin kelamınla...
yavaÅŸ yavaÅŸ gel=)

yesildilenci   12 Eylül 2008 00:03  

HAYDARPAÅžA

Şu görkemli bina
Ey tarih! Ey HaydarpaÅŸa!
Martı tutsam kıyında…

GÜLCAN ÇETİNKAYA

joanikablue   06 Eylül 2008 10:51  

ah zaman çılgın zaman  rss kaynağı

adresi: http://joanikablue.sosyomat.com/blog
aferim7

ESARET

6 yorum var - 06 Eylül 2008 10:49 yazılmış
1 yorum var - 06 Eylül 2008 10:48 yazılmış
0 yorum var - 06 Eylül 2008 10:47 yazılmış
2 yorum var - 31 Ağustos 2008 21:16 yazılmış
2 yorum var - 31 Ağustos 2008 20:37 yazılmış


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ